27-Kas-2008
Kanserin Tedavisinde Son Nokta: Hedefe Yönelik Tedaviler
Hedefe yönelik tedaviler milyonlarca kanser hastası için yeni bir umut sunuyor. Özellikle ileri evre kanserlerde, kanserli hücrelerin çoğalmasını ve hayatta kalmasını sağlayan sinyal yolları kesilerek tümörün geriletilmesi başarıldı.
Kanserin Tedavisinde Son Nokta: Hedefe Yönelik Tedaviler
Hedefe yönelik tedaviler milyonlarca kanser hastası için yeni bir umut sunuyor. Özellikle ileri evre kanserlerde, kanserli hücrelerin çoğalmasını ve hayatta kalmasını sağlayan sinyal yolları kesilerek tümörün geriletilmesi başarıldı.
Birçok kanser tipinin ileri evreleri için tedavi seçeneklerinin yetersiz kalması bilim
adamlarının yeni tedavileri arama nedeni... Tüm dünyada araştırmacılar, özellikle kontrolsüz kanser
gelişimine yol açan mekanizmaları araştırarak, hücrelerin içerisinde gerçekleşen karmaşık işlemleri
açıklamaya çalışıyor.
Araştırmalar insan hücrelerinde hücrenin bölünmesini ve hayatta kalmasını kontrol eden çeşitli
sinyal yolları olduğunu gösteriyor.
Bu sinyal zincirleri özellikle karaciğer ve böbrek hücreleri gibi belirli
hücrelerin kontrolsüz çoğalmasına yol açan genetik değişimlere sahne olabiliyor.
Diğer önemli bir nokta, tümörlerin bir - iki milimetrenin üzerindeki boyutta gelişmek için
kendi
kan damarlarını oluşturmaları (anjiyogenez). Bu işlem sinyal zincirleri ile benzer
şekilde kontrol ediliyor.
Yaşam süresi 2 kat uzuyor
Bilim adamları hedefe yönelik tedaviyle, tümörü besleyen
sinyal zincirlerinin hedefli bloke edilmesinin bir sonucu olarak tümörlerin kısmi
gerilemesini de deneysel olarak başardı. Bu aynı zamanda, ileri böbrek ve karaciğer kanseri olan
hastalarda gerçekleştirilen klinik çalışmalarda da yansıtıldı. Bir çalışmada, bir kinaz
inhibitörünün,
tümör hücre gelişimini plaseboya kıyasla yaklaşık iki kat uzun süre durdurduğu gösterildi.
(2,8 aya kıyasla 5,5 ay). Hücre içi sinyallerin bloke edilmesi ve tümörün kendini
geliştirmek için ihtiyaç duyduğu kan damarlarının üretilememesi hastalığın ileri evrelerinde olan
hastalar için, bu değerli zamanın kazanılması başarısında etken oldu. Ayrıca, yeni hedefe yönelik
ilaçların ağızdan alınması ve genellikle iyi tolere edilmesi sayesinde
yaşam kalitesi tedavi nedeniyle bozulmuyor.
Diğer türler için de çalışmalar devam ediyor
Kanserin diğer türlerinde tedavi sonuçlarını geliştirmenin anahtarı, daha ileri hücre sinyal
yolları bulmayı ve hatalı sinyalleri bloke etmek için uygun ilaçları tanımlamayı
kapsar.
27 Kasım tarihinde Bayer Schering Pharma tarafından düzenlenen basın bilgilendirme
toplantısında konuşan Prof. Dr. Sevil Bavbek, çok hedefli kinaz inhibitörlerinin önemli bir dönüm
noktası olduğunu bildirdi. “Hastaların yaşam süresinin uzaması ve yaşam kalitelerinin sürmesi biz
onkologların temel hedefidir” diyen Prof. Bavbek “Bazı kanser türlerinde tam tedavi sağlamaktan
henüz uzakta olmamıza karşın, hastaya dost ilaçlar ile kanserin tıpkı diyabet gibi, uzun yıllar
kontrol altında tutulabilen kronik bir hastalık olabilmesi için çaba gösteriyoruz” dedi.
İletişim için:
Nevra Çağman
Bayer Türk Kurumsal İletişim Müdürü
E-mail:
nevra.cagman@bayer.com.tr
Telefon: (216) 528 36 00
RHK (Renal Hücre Karsinomu) Hakkında
Renal Hücre Karsinomu dünyada görülen en yaygın böbrek kanser tipidir. Her yıl dünya genelinde
208 bin kişiye (ABD’de 37 bin civarında kişi) Renal Hücre Karsinomu tanısı konuluyor ve her sene
ortalama 102 bin kişi (ABD’de 12 bin civarında kişi) bu kanserden hayatını kaybediyor.
Ülkemizde böbrek kanserinin görülme sıklığının yaklaşık 8000 hasta civarında olduğu tahmin
ediliyor. Hastalığa geç tanı konulması nedeniyle hastaların yaklaşık dörtte birinde ilk tanı
sırasında kanser yayılmış oluyor.
HSK ( Hepatoselüler Karsinoma ) Hakkında
En çok rastlanan karaciğer kanser tipi olan HSK, yetişkinlerde görülen ve yüzde 90 kötü huylu
karaciğer tümörüdür. Karaciğer kanseri, dünyada en yaygın 6. kanser tipi olup, dünyada ölümle
sonuçlanan kanser hastalıkları sıralamasında 3. sırada yer alıyor. Dünyada her yıl 600 bin kişiye
(Avrupa’da 54 bin civarında) karaciğer kanseri tanısı konuluyor olup, bu sayı her yıl artış
gösteriyor. 2002 yılında 600 bin civarında kişi (Avrupa’da 54 bin, ABD’de 13 bin ve Çin, Güney
Kore, Japonya’da 370 bin kişi civarında) karaciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.
İstatistiklere göre, karaciğer kanser tanısı konulan kişilerin sadece yüzde 8’i 5 yıla kadar
yaşayabiliyor. Avrupa ülkelerinde bu oran daha da düşüyor. ABD’de toplam teşhis konulan karaciğer
kanserli hastalar arasında 5 yıla kadar yaşayanların oranı yüzde 11’e ulaşırken, Asya’da rezeksiyon
yapılmaya uygun olmayan hastalarda bu oran yüzde 10’un altına iniyor.
Ülkemizde çok sık görülen karaciğer kanseri, hepatit ve siroz zemininde gelişiyor. Türkiye’de
kesin sayı bilinmemekle birlikte yaklaşık 10 bin karaciğer kanser hastası olduğu tahmin
ediliyor.


Yatırımcı Bilgileri
